10 Mayıs 2013 Cuma

welcome to neoseul!!!



Günlerden sonra ahhh yeniden yazabilmek...Salı günü ayın da 7'si oluyor... bir toplantı olaylarına girdim, Gangnam-gu ya gittim... Burası bir çok marka'nın head ofis'in bulunduğu elini sallasan bir gökdelene çarpan neoseul olarak da bilinen alan...Gerçekten de pek bir klostrofobik bu caddeler... trafik keşmekeşi buralardaymış onu da gördük:D






Buradaki plazaların yüksekliği maslaktan fazla tabii ve içinde çalışan kişi sayısı... Allahım akşam iş çıkış saatini düşünemiyorum...









yani kadraja bile sığmıyorlar ne diyim... Ben pek sevemedim... Seulde hava beklediğimden sıcak zaten ama gangnam-gu da bayılacakmışım gibi hissettim çok bunaltıcı idi havası... trafiğin vs de etkisi vardır muhtemelen,,,

Koşarak eve geldim.Çok acıkmıştım... Kendime hızlıca bir yemek hazırladım.



Yoğurt yemeyi o kadar çok özledim ki anlatamam... Böyle garip bir yoğurt aldım, gerçi korede şimdiye kadar yoğurda en yakın yediğim şey... Her yerde satılmıyor zaten, bir de greek yoğurdu diye birşey var ona hiç girmiyorum... milliyetçiliğim kabardı zaten yaban ellerde:D Biz orta asya'nın göbeğinde yoktan var edip  yoğurt mayalayalım, elin yunanı greek yoğurdu diye piyasa yapsın...

İstanbul'dan gelmeden evvel çok ağır bir grip geçirmiştim... Buralarda yatmak istemediğim için uçakta bir şişe şurubu içip kendimi şokladığımı bilirim, ama çözüm değilmiş...yine hasta oldum... İlaç vs hak getire... İlacı içtiğimi hatırlıyorum ama ne ara uyku moduna geçiyorum bilmiyorum.. Yatak döşek yatar oldum...Biraz da iki gündür seulde yağan yağmurun da etkisi var tabi... Ama bu günde 20 saat uyuduğum gerçeğini değiştirmiyor. 
Umuyorum yarın hava açacak ve ben nerede kalmıştık şekerim diye yollara düşeceğim...
Son olarak İstanbul'da özlediklerim : çalışmayı özledim ki bu kadar tatil kafası fazla geldi... yoğurtsuz dünyanın hiç anlamı yokmuş onu bi anladım tabi...kocaman mutfağımı, devasa odamı ve televizyonumu özledim... evet mutfağım büyük ama evim devasa değil:D ama buradaki evlere kıyaslarsak da bir o kadar devasa... Anadilde muhabbet kurmayı ve sokaklarda şımarmayı çok özledim...Ben tabii kuralcı ve utangaç bir millet olduklarını biliyordum ama bu kadarı da bana biraz over doz geldi ne yalan söyleyeyim...Tabii ki son olarak - ki bu da iki millet arasındaki en büyük farktır- hastayım deyince çorba kapıp gelen insanları özledim.

Bu günlük hasta yatağımdan bu kadar... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder