1 Mayıs 2013 Çarşamba

Eda gangnam style

Ve en sonunda gangnam'a gittim... Biraz iş için idi oraları karıştırmayalım ama geri kalan zamanımda sizin için üç beş 'de olsa foto çekmeyi ihmal etmedim... Daha ziyade levent ve maslak'ı birleştirip uzunca bir sürü sokak yapmışlar diyebiliriz... Ve hatta ara sokaklar bile yüksek binalarla doluydu...Şöyle bir kaç örnek olsun foto sizin için...







Hep de birşey towers buralar... ulen sanırsın her biri dünyaları kurtaran şirketler... Korede gösterişli olmak pek bi mühim onu zaten anladık ama garip olan da bir durum var tabi ki... Yani senin marka değerin nedir kardeşim dünya pazarında ki bir plazada ya da bir gökdelende katların olsun... Aslında bizce böyle belki de bilemiyorum... Ama garip de bir şekilde her irili ufaklı ve kendini marka olarak adlandıran şirketin bir plaza katı var... Çok ilginç ama ben bu kadar gösteriş sevemediğimden pek de bir foto çekesim gelmedi ne yalan söyleyeyim... Çok çok daha fazla bir alan gezmiş olmama rağmen bu kadar foto fikir verir dedim ve bununla yetindim...,


Bu alanı çok beğendim... Biraz da burda mekancı gibi takılıyorum. Hacım burda şöyle bir çekim yapsak efsane olur gibilerinden... Plazaların bu kadar merkezde olması, önlerinde geniş geniş yollar olması dolayısıyla da önünü sonunu kapatan bir şeylerin olmaması görsellik olarak kıymetlendiriyor bu alanları bence...bizim elimizde de keşke olsaydı ya bu tarz alanlar zevke çekseydik ahh dedim içimden hep ama nafile... Mantık meselesi tabi ki mimari yaklaşımlar :d

Bu da gangnamdayım uleeennn anlamına da gelen alan- olay- durum ispatımdır :D Bu standın üzerinde dans etmenize yardımcı adımlar var... Oları takip ederek iyi bir Gagnnam dansı yapabilirsiniz, tabi biraz da yetenek şart :D 


Burası Koredeki İstanbul Kültür Derneği... Eeee o kadar gelmişken bi uğrayayım dedim... Koreli bir hatun/ajumma ile tanıştım burda ki dünya tatlısı idi... Hemen filmlerden vs konuşmaya başladık,,, birbirimize numaralarımızı verdik maillerimizi aldık... ve tabi ki dünyalar güzeli bir kızı vardı... onu bana versene yaaa demiş olabilirim sohbetimizin çoğu zamanında:D
Onun haricinde pek kültür merkezi ile ilgili paylaşmayı düşündüğüm bir durum yok... Paylaşılacak kadar bir vasıfa ya da kabilete sahip olduğunu düşünmüyorum müdür efendinin...
Ama şunu eklemeden geçemeyeceğim... Burada olan Türkler ile ilgili bende oluşan bir düşünce vardı... Hani kendi içinde kenetlenmiştir falan, destek olmaya özen gösterir vs gibi... Hımmm biraz fazla kıymetlendirmiş olabilirim bence,,, biraz fazla asimile olmuşlar gibi geldi bana ki, koreliler kadar dahi ilgili ve alakalı olamıyorlar... Aynı binada biri koreli biri türk iki kişiye aynı durumu anlattım... Kelimesi kelimesine aynı... Türk olanı istanbul'da elime geçirmeyeyim diyorum da başka birşey demiyorum ben:D   


Bu gün hovardalığım biraz üstümdeydi... Gangnam'a geldim o kadar boru mu, bir daha ne zaman geleceğim ki...Sitesini de paylaşayım accaip güzel bir mekana girdim. www.nolboo-damda.kr... 



Çok pahalı bir yerdi... Pahalı dediğime bakmayın, bence gayet de normal... Çünkü hem bulundukları yer hem de biraz elitist tatlar yakalama çabaları fiyatları mantıklı boyutlarda tutuyor İstanbul'a göre... Temelde Aşağıda göreceğiniz fotolardaki yiyecek ve içecek toplamına 35.000 Won ödedim... Ama daha önce de bahsetmiş olmalıyım koredeki yemek fiyatlarından ve ucuzluğundan. İstanbul'a göre ucuz ama Kore'ye göre pahalı bir mekandı.

Mekandaki yemeklerin lezzeti bir ayrı ama burada çalışaların müşteriye hizmet hürmetleri de bir ayrı tabii... Korede o kadar önemli bir durum ki müşteri olmak, hele de yabancıysanız birbirlerini parçalıyorlar diyebilirim... Sadece bana hizmet eden iki genç delikanlı( bence lise öğrencisi) ve bir de hanım kızımız vardı...1 kişi olan müşteriye 3 kişi ile hizmet... Prenses geldi kapıları açın... Yemek istedi yedirin... gibi oldu biraz... Evladım bizim oralarda tabağı önünde koyarlar sonra da bekle ki biri dönsün baksın bir yudum su versin :DDD Şakası bir yana bu kadar hizmet gerçekten milyonlar bayıldığınız bir mekanda dahi bulamazsınız... tabi ki bu görünen yüzü...İçlerini bilemeyiz insanların:D 



hımmmm günü soju ile açmak sonrasında eve dönüşü biraz zorlayıcı biraz da eğlenceli kıldı diyebilirim. Her şeyiyle toz pembeleşti Gangnam :D Soju kafası da garip... sarhoş olmuyorsun aslında... sallanıp yuvarlanmıyorsun ama bi çakır keyiflik durumu da oluyor böyle tatlı tatlı... Yemeğin yarısını bıraktım yine...Allahtan arkamdan kovalayan olmadı bu kez:D ama cidden porsiyonları büyük ve ben vicdanen rahatsız olduğumdan her seferinde daha çok yemeye zorluyorum kendimi... olumm bak kilo alırsam şirin falan demem kırarım kafanızı...net :D


  

Yemek yediğim dükkanın dışı efenim bu... Gün olur devran döner... bu yazıyı okuyan biri aynı mekana gidip yemek yer beni de anar içinden belki:D Uyarayım et dediğimiz sadece dana değil bilginiz de olsun...Bize ne yediriyorlar ki burada demeyin sonra...



Biraz daha gangnam size alın buyurun...Popüler diye mi sevemedim, sevilecek bir yerini mi bulamadım ben de bilemedim...Gökdelenlerin arasında bir yer idi... Bağdat caddesine benzer bir yer ama oldum olası caddeyi de sevememişimdir zaten neyse...


Ve yine eve yürürken gördüğüm bir manzara... Aracın camı açık farkındaysanız... Adamlar rahat rahat bu halde bırakıp arabalarını gitmişler, tatlı tatlı muhtemelen de en yakındaki cafede bir şeyler içiyorlar. Gerçi ne yaptıkları kısmıyla ilgilenmiyorum da ben, nasıl yaşadıkları daha önemli... Burası bir otopark değil, direkt yol kenarı ve abilerdeki rahatlığa bakar mısınız ltf... ben ki evlerinin önünden arabası çalınmış bir ailenin üyesi olarak takıldım bu konuya... bu kadar da mı rahat buralı yahu...

Gelelim bu günkü hasılatıma :D Bu gün birşey satın almadım zira arkadaşlık para ile alınan da birşey değildir bence ve umarım da çoook çook uzun bir süre böyle olmaya devam eder. Kültür merkezindeki ajummadan bahsetmiştim canım benim... onu saymıyoruz... İki tane gençten delikanlıyla tanıştım bu gün... Biri bana karşı çok ilgiliydi... İlgili kısmında yanlış olmasın, buradaki insanlar biraz utangaç ve bu çocuk da türkiyeye gelmek istiyordu... muhabbet arttı yani:D yoksa İstanbul'da sokakta çarpışıp ayy bişi oldu mu muhabbeti kadar yani:D düzelteyim de sevgili beyimiz kızmasın:D Neyse işimden ve iletişim kuramamaktan bahsettim... hemen olaya el koydular iki arkadaş... bir şartı var ben de üç beş kelam da olsa Türkçe öğreteceğim ve İstanbul'da nasıl yaşayabileceğini anlatacağım... Hacım oralar kolay, sen benim işi çözecek misin dedim... İcraatlarıyla gösterdi: D sektörel tanıdığım var al konuş:D Pazar da gününü boş tut sizi buluşturacağım...konuştuk ettik,,,valla süper bir gelişmeydi... hiç de beklemiyordum... Bazen kader'e kısmet'e inanmadan edemiyorum... Olacağı var ise oluyor ve olmaya devam eder umarım:D
Ve son olarak yine memleketten biri ile tanıştım bu gün ve yarın da buluşacağız...öğrenciyim dedi ayy nasıl bir kanım kaynadı anlatamam... benim öğrenciliğim tek başıma geçmişti, arkadaşlarım vardı tabi ki ama destekçi durumu başka tabi... beybim dedim sen iste ben oldurayım... Oldurmak da bizim işimiz:D 

Biraz soju ve sonrasındaki 3 farklı pirinç Şarabından biraz da namsan'ın romantikliğinden olsa gerek bir duygu seli içindeyim yine...Sürçü lisan ettiysek affola... Hele ki Korede alabildiğine sakinken 1 mayıs beşiktaş'da vs olabildiğine gazlı, yine birilerinin insanlığı kadar yaşayabildiğiniz bir 1 Mayıs'ta...
Öpüldünüz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder