2 Haziran 2013 Pazar

gezi bizim!!!

O kadar yorulmuştum ki dün fotolar yüklenene kadar uyuyakalmışım :D Anlatılacak o kadar çok şey var ki... hele bir de açıklamaları duyunda insanlar çıldırmamak için kendilerini zor tutuyor. Niyetimiz- derdimiz her hangi bir parti peşinden koşmak değil ki zaten de koşmuyoruz. Geziden polis çekildikten sonraki hallerimizi kendi çektiğim fotolar ve gördüklerim ile birlikte anlatmaya devam edeceğim...








Dün biraz uyuyup kendimize geldikten sonra düştük yine yollara... Toplu taşıma vs bulmak ne mümkün zaten halaskargazi üzerinde ama insanlarla yürümek zaten daha da eğlenceli...


İnsanlar o kadar şaşırtıyor ki bizi anlatamam. omuz omuza direneceğiz diye slogan atıyorduk günlerdir. Ve günlerdir tanımadığımız onbinler bize dahil olmaya devam ediyorlar ve omuz omuzalar:D 


Bunlar da asyalı bir kaç genç. Turistler de anladıkça bizi bize dahil oluyorlar... çok acayip. bu çabamız doğa için, insanlar için, istanbul için ve tabi ki demokrasi ve insan hakları için. Bu yüzden aklı selim insanların bizi anlaması ve bize katılıyor olması çok kolay ve güzel oluyor.



insanlar birbirlerini tanımıyor. Ama katılan herkes ile paylaştığımız ortak noktamız olması özgürlüğümüze olan düşkünlüğümüz ve doğaya saygımız birbirimize saygı duymamızı sağlıyor. Her katılımcı diğerini alkışlıyor. İyi ki sen de bizimlesin kardeşim diyor, koruyor kolluyor...



okuduklarınız tabi ince bir zekanın üniversite okumuş insanların eşsiz espiri anlayışları ama aynı zamanda da gerçekler. Atılan o kadar tear gas'ların anlamı- badem bıyık zihniyeti işte. Onlar insan mı ki ezelim gitsin çabaları... 




Taksim meydanı- gezi parkı fotoları. İnsanlar polis çekilince asıl eylemlerine geri döndüler, canlarının derdine düşmeden sloganlar attılar. Ama parkı da meydanı da bir an olsun boş bırakmadılar... çünkü gezi bizim...



Çok doğal bir eylem olarak başlayan bu protestoları yönetemeyip sorun haline getiren yönetim ve polis'in şu anki hali de anlaşılıyor fotolardan. Kendi eserlerine buyursun baksınlar. Haklarını isteyen insanları canları için savaşmaya zorladılar son 3 günde... ki taksim ve gezi'den turistlerin ve uluslararası yayınların baskılarıyla çekilmiş olmaları da kimseyi yanıltmasın. Ankarada- beşiktaşta- izmirde- antalyada haklarını savunan, bize destek olmak için sokağa dükülen insanlara eziyet sürüyor. Sadece artık bunları çok gözler önünde görmüyoruz o kadar.











 bu üstteki fotolar niyetimizi yeterince anlatıyordur diye umuyorum. O kadar kalabalığız ki provakatörlerin aramızda olmaması imkansız tabi... Bir grup provakatörler yaktı- bir grup polis çekilirken yaktı diyor. Ama temelde gezi parkının meydan tarafında bir kulübe var ve orayı ateşe vermişler. Ve insanlar ellerinde kovalar- bidonlar- pet şişeler ne bulabildiler ise parkın ortasındaki havuzdan su çekip elden ele kulübeye götürerek yangını söndürdüler. Tabi ki AKUT'u unutmamak lazım. Günlerdir yaralılara yardım, erzak ve ilaç desteğinin yanında bu tarz yangın vs gibi durumlara da anında müdahele ediyorlar. Devletin yapamadığı her türlü destek- koruma ve bilinçlenme onların sayesinde bizimle ve onların yanımızda olduğunu bilmek bile bize çok büyük bir enerji veriyor!!! 




bu demin bahsettiğim sondurulen alan ve AKUT görevlisi abi...


Ve herkes onu ve kendilerini alkışlıyor. Uzun zamandır görmediğimiz bir hoşgörü ve samimiyet var ortamda...İnsanlar bastırılmış duygularını açığa çıkardılar. Kendilerine olan özgüvenleri ile birlikte insanlıkları da geri geldi sanki... Şu anda olan biten herşeye rağmen, olmamız gereken yerde olduğumuzu biliyoruz:D Canımız peşinde koşturulduk günlerdir ama özgürlüğümüzü alamayacaklarını bilmenin verdiği o hisle yenilenmiş, dinlenmiş gibiyiz.






Bu ağaçlar bizim özgürlüğe giden yoldaki simgelerimiz artık. Onlara sarıldık:D zaten günlerden sonra geziye girebilmiş olmamızın da etkisi var:D








Bu teyzeler de çok tatlılar. Çapulcu olduğumuz söyleyip duran yönetime karşı halk olarak burdayız demek için tencereleri kepçeleri ile sokaklarda bizimle birlikteydiler:D


Bu fotolar slogandır. Şerefine Tayyip !!!






İstiklal caddesi boyunca sağdan tünel istikametine iniş ve soldan meydana çıkış olarak doğal bir şerit belirlenmiş. İnsanlar birbirlerini alkışlayıp sloganlar atıyorlar. Burda aramızda olmayana yaşananları anlatmak çok güç. Bu hisleri nasıl paylaşabilirim ki... elimden geldiğince yazmaya çalışıyorum işte...

















dükkanların camlarının akibetinden haberimiz yok. eylemciler mi kırdı- provakatorler mi yoksa TOMAlar ve posisler mi... kimse için emin konuşamam. Ama şunu söyleyebilirim. Dükkan sahipleri bedava yiyecek içecek dağıtıyor bize, polisten kaçmamıza yardım ediyor, maskeler dağıtıyor ve bedava ilaç yardımında bulunuyorlar. Haliyle hayatlarından memnun ve bizim yanımızda olduklarını söylemek zor değil. Onlara zarar veren biz değiliz demek ki:D












İstiklal ve taksim tam bir müze havasında... Herkes sanki bir savaş müzesine gitmiş gibi. Fotolar çekiliyor. Yüzlerinde ben yaptım- ben kazandım gülüşleri... Ve yine zeka kokan sloganlar:D




Biber gazı cildi güzelleştirir. 







Buraları savaş alanına çeviren biz değildik. Biz diyorum çünkü biriz artık hepimiz. Yoksa ben istiklale günlerdir girememiştim. Elmadağ'da sıkıştırılmıştık biz polis bir araya gelmemize engel olmak için tü yolları kapamış ve saldırıyordu. Ama biz gönülden birleşmiştik :D




gençler ganimetlerini önlerine sermiş, gelene geçene poz veriyor:D ne kadar yorgun olduklarını anlatamam bile. Ama yüzlerinde yine aynı haklı olmanın gururu ve gülümseme...



birden bire tünel meydanına bir yeni evli çift girdi... iptal edememişler düğünü ama balayına gitmeden de ellerinde valizler destek olmak için gelmişler. Meydana kadar slogan atmak istiyoruz diyorlar:D



Şerefine tayyip!!! 




Bu topluluğun bir arada olmasının bizi neden şaşırttığı çok açık. Bunların hiç biri parti mensubu vs değil. Herkes 80'lersen sonra Apolitik bir yaşam süren sıradan insanlar. Ama bir anda bir ayaya gelmeyi ve birbirlerine destek olmayı bildiler. Zaten bu nedenle de saygıyı hak ediyorlar.







İstiklal ruhu bu işte...



















sokağa gaz maskemizi almadan ya da kan gruplarımızı yazmadan çıkamaz olduk. Her ne kadar olis çekildi gözükse de yakın yerlerde Beşiktaşta halka eziyetleri sürüyordu. Taksime sıçraması çok olağandı. Ayrıca zaten eve gitmek istemiyorduk ki biz de... istedikleri anda bizi kendimizi ve haklılığımızı savunmaya hazır olarak beklemey tercih ediyorduk. Çünkü çekilmek haricinde hiç bir ceva almadık yönetimden... şımarık söylemlerinden başka. Henüz birşey kazanmamıştık. Buna rağmen ülkenin her yerinden saldırı ve yaralı haberleri de gelmeye devam ediyordu. Bitemezdi eylemler!!! 


Kendimizi korumanın 50 farklı yöntemi. İnşaata mı gidiyoruz, sokağa mı belli değil. 

Şimdi yine hazırlanıp taksime gideceğiz. Hem temizlik zamanı hem de cevap arıyoruz...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder