21 Ekim 2013 Pazartesi

Korecanlarla yediğimiz içtiğimiz bizim...


 yaklaşık olarak 10 gün önce bir mesaj aldım. Chon biz sana yemeğe gelecez dedi... Aaaa şok şok şok... Çünkü onları evden çıkarmak biraz imkansız. Üstüne bir şok daha, bayram tatili için Bulgaristan'a gideceklermiş, dönüşünde bize geleceklermiş... Allah allah sebep? demeden duramadım - kumar oynıcanız demi itler sizi-  neyse çok özlemişler domuz eti yemeyi falan o şekil... Ben böyle lafları yermiyim yaww...

Neyse gezdik tozduk, herkes evine döndü... Ve serüven başladı...
Cuma gecesi; hyun jin'e msj attım hacı bu çocuklar ne yer ne içer- yöresel bir ip ucu alayım- şeklide...
at gibiler ne bulsa yerler, hiç bişeye alerjileri yok... ddukboggi yap istersen dedi...
Cumartesi; koştum gittim ajummanın dükkana... Sen bana bi kimchi kat bakalım oğlanlar gelcek yemeğe dedim. Bir de bu ddukboggi ye ne katayım? tarif etti ki bende zaten malzemeler vardı... Korelerden taşıdım getirdirdim o kadar.

Ama asıl menü bu değil tabi ki... Bunlar süprizleri...

bir karnıyarık yaptım ki offf... Türk mutfağında kimse elime su dökemez zira:D


Yanına da salata- ama hint mutfağından. kıtır lavaştan salata kasesi ile...



Üzerine de adet yerini bulsun diye biraz kurban eti...


ortaya böyle bir sofra çıktı ki, çok genç kendini bu uğurda feda etti... Arkadaşlarım bu yemeklerden tadabilmek için birbirlerini parçalarlar:D
hee yaprak sarmaya da dikkat çekeyim, baş köşede ona da yer verdik tabi...


Efsane bir pirinç pilavı... ve de cacık... çok da özendirmemek için detaylara girmiyorum şaheseriminn...


gelelim ddukboggi olaylarına... Pek tarif vermem kimselere ben ama bunun tarifini vereyim, hem basit hem de deneysel zaten:D
2 tane taze soğan
çok çok az lahana 
ve 1 tane havuç rendesi
sadece tadı geçsin diye zaten bunlar sebze suyu kafası.
Az yağda kavuruyorsun.


sonra üstüne 2 kaşık kadar azıcık tuzlu biraz tatlı ama zehir gibi de acı olan bu kore güzeli salçadan...



biraz su ve dduk ları da atıp 10 dk kadar kaynatıyorsun... Biraz da toz şeker!!! bir tatlı kaşığı kadar ama salçaya göre de orantılı olması lazım.



sonra da gözlerinden yaşlar dökülmek suretiyle yiyorsun:D:D:D

Neyse asıl sonraki bombaya gelin siz.. Ben böyle şaheserler donatırken, Shin beyim kendini iyi hissetmiyormuş, gelemedi... Ulen haber etsene sabahtan dünyanın yemeğini yapmışım... Yaa aslında hamlık olmuş kısaca da neyse... Önce çok kızdım ama kıyamadım sonra eve gönderdim yemeğini... Biz ne bilelim bu kadar yemekler yapacağını günlük bişeyler pişirirsin sandık dediler.
Yaaa tatlım sizin orda nasıl oluyor bilemem de burası İstanbul... Biraz özenilir ki ben zaten her gün olmasa da bunları yapıyorum yemek için, ekstrem değil yani:D
Chon'un afedersiniz kıçı düştü masayı görünce... Hele yemeye başlayınca:D:D:D Saray mutfağı bu oğlum boru mu, senden önce de Kanuni yedi bu karnıyarık'tan:D off ne güldük yaa...  Koreye gidip bir restoran açsak, karnıyarık falan yapsan sen de böyle satsak çok para kazanırız hee dedi... yemezler ben her gün yemek yapamam hacı, evde bile 2 ayda bir falan yapıyorum, ben o hanımlardan değilim :D


İş yerinde yazılan blog bu kadar olur, baya sonunu bağlayamadım:D Neyse...

Offf kasımda koreye gitceklermiş., Çok kıskandım:(((





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder